Organizasyon

Nisan 5, 2007

Gecen hafta iple çemberden dikdörtgen yapma ktivitesi yaptım.İlk olarak gözlerimiz kapalı konusmadan dikdörtgen yapmaya çalıştık.Bu gercekten çok zordu daha sonra konusmak serbest olarak aynı seyi yapmaya çalıştık fakat burada bir organizasyon sorunu ortaya çıktı.ilk olarak lider ruhlu bazı arkadaslar hemen ortaya çıkıp grubu yönetmeye çalıştı fakat bu denemeye çalışsan bir çok kişi olunca ortalık baya karıstı.Halbuki yapılacak olan gayet basitti ilk olarak 4 kişi ortaya çıkmalı kendi aralarında organize olup sonrasında grubu organize etmeye çalışmalıydılar fakat bunu yapmadıkları için  hantal grubu yönetmek hiçte kolay olmadı.burada lider ruhtan daha önemli olan organize etme ruhu oldugunu anladım yani organize olma ve organize edebilme kabiliyeti lider ruhtan çok daha önemli bence.gercek lider hayatını ve baskalarının hayatını iyi organize edebilendir bence.Bundan baska grupları olusturduk ve grup olusturma yöntemini sınıfta tartısarak bulduk.bence bu dersin en farklı yani herseyi hocanın düşünmesinden çok herseyi düşünmeyi ve organize etmeyi ögrencilerin kendisine bırakmıs olmalı bu hem sorumluluk duygusunu artırıyo hem de düşünme kabiliyetini geliştiriyo bence

BEN BİR SANATÇIYIM EVET BİR SANATÇI…

Mart 22, 2007

meraba.gecen hafta aklımda kalan en iyi oyun öncelikle kümelerle ilgili yaptıgımız seydi.bu oyunu kümeler konusunu anlatırken cok rahat sınıfta uyguluyabiliriz.bir cok küme kavramının anlasılmasını sagladıgı gibi kişiler arası iletişime de katkısı oldugu acık.bence diger bir yararı hepimizin kendi özelliklerimizi düşünmemize kendimimizi tanımlama geregi duymamıza sebep olmasıydı.ilk defa kendimi tanımladım ben ve zaten bildigim ama pek de farkına varmadıgım özelliklerim aklıma geldi.

diger güzel oyun herkesin kagıtlarla bir seyler yapıp sergilemesiydi.ben bir DNA zinciri yapmıstım ama bana yorum yapan 6 arkadasımdan sadece 1 tanesi benim yapmak istedigimi görmüş.Bu anlamda kendime bir sanatcı gözüyle bakabilirim çünkü sanat sanatcının beyninin derinliklerinden bir seyler düşünerek o gizemli kutudan bir seyler yaratmaktır ama yaptıgınız sey herkes tarafından aynısı gibi algılanırsa hiç bir gizemi kalmaz artık bir sanat eserinden cok basit bir mamüldür.sanatcıyı sanatcı yapan kendi eserinde kendinin gördügünden daha fazlasını daha farklısını baskasına gösterebilmektir bence.

“When you got the power,you got the women”..Scarface…

Mart 15, 2007

gecen haftaki en göze batan oyun iple oynadıgımız oyundu.gözler kapalı ve konusmadan iç halkadaki arkadaslarımız bir üçgen yapmaya çalıştılar ama basdaramadılar çünkü organizasyonu saglayan algılarını kullanamıyodulart.Bundan baska birde zincir seklide bir ebe oyunu oynadık zincirdekiler birine dokundugunda onlarda iple baglanmıs zincire giriyolardı.zincir korkunc bir büyüklüge ulastıgında ebe olanlar son derece hantallassalarda hasmetli bir görüntüsü oldugunu söylemek gerek.zaten oyunun sonunda biçok kişi bilerek ebelenerek zincire dahil olmak istedi çünkü insan dogası geregi daima güçlü olanın yanında daha mutlu hisseder kendini.bence bu nedenden dolayı bi çok kişi zayıf halkadan kurtulup artık devasa olmus ebe zincirine girmek istedi. bunun en büyük nedeni insanın cogu kez güçlünün yanında olma istegiydi bence.

ALGI FARKLILIKLARI……

Mart 8, 2007

Gecen hafta aklimda kalan 2 tane oyun var.Bunlardan en hosuma giden hocamizin en arka siradan arkadaslarimizin sirtina bir sekil cizmesi ve herkes onundekinin sirtina onu cizmesiydi.bu oyunun sonunda gordukki herkes algiladigini kendi tarzinca cizdi ve son cikan sekiller tahtada farkliydi.bu bize gelecekteki ogrencilerimiz icin bize sunu ogretti oncelikle herkesin algiladigi ve algiladigini yansitmasi farkli olacaktir bunun bir getirisi olarak bir ogretmen olarak farkli algi tiplerine karsi farkli ogretme tipleri ogrenmeliyiz.Diger oyunumuzda sinifin ortasinda karisik dolanarak ismimizi soyleyip deneyim kelimesinden ne anladigimizi tek cumlede soyledik sonra bize soyleyen kisinin ismini alarak o tanimi baskasina soyledik en son kendi ismimizi duydugumuzda oyun disi kaldik.Bu oyunda dikkatimi ceken en cok akilda kalan ve encok ismi ortalikta donen kisiler deneyimi bir slogan seklinde kisa ve oz olarak tanimlayan kisiler oldu.bununla beraber tipki ilk oyunda oldugu gibi duydugumuz deneyim tanimini aynen aktarmak yerine kendi algilarimizdan bir seyler katarak aktarmamizdi.En son kisilerin isimleriyle tanimlar okundugunda cogu insan ben boyle soylemedim demisti.Cunku duydugumuz tanimi icsellestirip kendi anladigimiz sekilde baskasina aktarmistik bu yuzden tanimlar baya degismisti.Burada yine algilama ve icsellestirmenin onemini anladik

Baskasını kendin yapmak…

Aralık 19, 2006

gecen hafta çok tatlı çalışmalar yaptık.Acıkcası hocamız bunları nerden buluyo çok merak ediyorum.Önce hocamız arkasına çantasını koyup onu almamızı istedi ama ani dönüşüyle hareket halinde gördükleri oyun dısı kalıyodu.Bundan sonra çantayı oyundan çıkardı ve sanki bir çanta varmıs gibi oynamamızı istedi.gercekten çok ilgincti.Orada bir çanta yoktu ama biz varmıs gibi davrandık.Sonrasında bir heykeltraş çalışmasın vardiki inanılmaz zevkliydi.iki çember olusturduk ve dısardaki çemberdekiler heykeltraş içerdekiler çamurdu.bu çalışma empaty duygusunu geliştirmeye yönelik diyebiliri çünkü baskasını kendi bildigimiz kavramlara göre kendimizden bişeyler kaparak bir şekle sokmaya çalıştık adeta karsımızdakini kendimiz düşünüp kendi algılarımızla kavradıgımız şekillere baskasını sokmaya çalılştık.gercekten çokm ilgincti

TEK KISILIK STAND UP

Aralık 10, 2006

Gecen hafta trad calismasi yaptik.Aslinda basta bu calismayi yaparken gercekten cok korkmustum.Cunku bundan onceki calismalarimiz grup calismasiydi ve grupla bir ruh olusturuyoduk.Grup icinde hatalarimiz olsada diger arkadaslarimiz hatalarimizi kendi becerileriyle kapatiyoduk.Ama trad sanki tek kisilik bir standup gibi ve sahnede hatalarinizi baskalarinin becerileriyle kapatamiyosunuz.Ama hocamiz yine harika bir terminoloji ve metod izledi calismayi antremanlarla bize alistirmaya basladi.Once cumle calismasi yaptik ve gecen hafta tradimizdan 3 cumle sectik ve once halka halinde bunlari okuduk ve daha sonra cumlelerimize jest katmaya basladik.Bundan once tek kelimelere katmaya calistigimiz ruhu bu sefer jest ve mimiklerimizle cumlelere katmaya basladik.Cumlelerimizi hal ve tavirlarimizla vucut dilini katmaya calisarak ifade etmeye basladik.Yani hocamiz zor bir calisma olan trada bir on hazirlik yaptirarak isinmamizi sagliyor.Yani herzamanki gibi hocamiz yapicagimiz calismaya bizi hazirlayarak kendimize guven kazanmamizi saglamaya calisiyor.Bundan onceki calismalarimizda oldugu gibi artik tradi da yapabilicegimi dusunuyorum.Belkide trad calismasi bir ogretmen olarak bize en yararli calisma cunku biz ogretmen olarak rolumuzu sahnede tek kisi olarak oynayacagiz ve duygularimizi cumlelerimizi vucut dilimizle sinifta gostermeye calisicagiz.Bu anlamda bize en yardimci olacak olan trad calismasidir. 

EN FARKLI SINAV….

Aralık 10, 2006

Sinav haftasindaki yaptiklarimiz hakkinda biseyler yazmak istiyorum.Arkadaslarla studyde toplanip nasil bir senaryo kurabilecegimizi dusunduk.Once uzun bir senaryo dusunduk daha sonar bunu 10 resimle anlatamicagimizi anladik hocamizin bizden istediginin kisa metrajli bir senaryo yapmamizi istedigini anladik.Ve sonar kisa bir senaryo hazirladik.Senaryomuza disardanda oyuncularda kattik bu gercektende cok zordu okulun guvenlik gorevlisini oynattik ve baya zorlandik rolune adapte etmekte.En zoru yapilan hirsizligi ve aslinda ortada bir hirsizlik olmadigini gostermek oldu.Ama sonra ortaya guzel bir takim calismasi cikti.Tum arkadaslar rolunu guzel oynadi.Daha sonar oyunumuzu sinifta sunduk ve digger arkadaslarimizinda guzel senaryolar kurdugunu gorduk.Bu calismada aksiyonu resimlerle anlatmaya calistik ve vucut dilinin duygularimizi jestlerimizle anlatabilme yeteneginin onemini anladik.

TRADLAR

Kasım 30, 2006

Gecen hafta yapilan trad calismasindan bahsetmek istiyorum.Oncelikle bu farkli bir calismaydi.Grup degil bireyseldi.Bir grubun verdigi farklilik olmasada bireysellikten dolayi kisisel gelisim daha on plandaydi ve zaman kargasasi yasanmadi.Sonucta biz ogretmeniz ve bizi tiyatrodan ayiran en buyuk etken bizim isimizin standaup olmasi yani oyunumuz tek kisilik calisma olucak siniflarimizda bu anlamda bence yararli.Ama henuz kendimi bir trad hazirlamak icin uygun gormedigim bir gercek ama biz bu dersde daha once asla yapmadigimiz yapamadigimiz nice seyi yaptik.Tradlarin grup calismasindan hemen sonra gelmeside manidar cunku bireysel bir calisma cok dahazor ve elbette prerequistler ister.

FRAGMAN

Kasım 30, 2006

Ben bu bloogu gec yaziyorum ama yinede yazmak istedim.Fragmanlardan bahsetmek istiyorum.Oncelikle fragmanin ne oldugunu tam olarak anladim.17 kasimda bir fragman calismasi yaptik.Arkadaslarla yine grup olusturduk ve bir senaryo kurduk.Fragman bir filmin icerigini en iyi sekilde anlatan filmi izlemeye aday olanlara merak uyandiran filmin tum gizemini icinde bulunduran harika bir reklam unsuru.Bunu ogretmenligi su sekilde integre ediyorum bir ogretmende sinifa girdiginde tum dersin icerigini dersin basinda kendince yollarla ogrencilere vermeli ama bu bir fragman gibi olmali dersin icerigini gizemli gostermeli.Ogretmen dersin basinda anlatacagi dersi sanki bir fragman yapiyormuymus gibi kisaca sunmali dersin icerigini merak uyandiracak sekilde anlatmali en basta.bu Ogrencileri motive eden bir unsur olucaktir 

Dogallasmanin verdigi guzellik…

Kasım 16, 2006

meraba ben halil arslan.gecen haftaki dersle ilgili yorumlarimi sizlere sunmak istiyorum.öncelikle hergeçen hafta sahnede daha da dogalastıgımı hissediyorum.Önceki hafta sahneledigimiz oyunda kurgumuz senaryomuz ve seyirci karsısındaki dogallıgımız son haftadaki oynadıgımız oyun kadar iyi degildi.ilk sergiledigimiz oyunda bir seyirci karsısında oynadıgımız sahnedeki heranımızda damarlarımıdaki her kana kadar hissediyordum.ama gecen hafta oyunumuzu sergilerken sanki hayatımdan bir sahneyi oynuyordum sanki beni izleyen tek birkisi dahi yoktu.hatta arkadaslarla oyunu kurgularken sadece kabataslak bir plan çizdik ve bunu sergileyelim dedik söyluyecegimiz sözleri tasarlamadık bile.çunku ne oynayacagımızı biliyorduk.sanki daha bidogaclama yetenegini kapmıstık.sunu kendi adıma diyebilirimki hayatta bilmem ama sahnede dahada bir dogallastıgımı hissediyorum ve bu inanın çokhos birsey.insan kendini harika bir oyuncuymus gibi hissediyor.kurgulanmıs bir oyundan cok çıkayım sahneye içimden geleni sergileyim diye hissetmeye baslıyosunuz ve inanın bu duygu insana özguven dahi veriyor.yani hiç bilmediginiz insanların bulundugu bir sınıfta ne anlatacagınızı bilmediginiz bir ortamda sanki tahtada içimden geldigi gibi bir konuyu yada bir durumu zevkli bir formatta ögrencilerimin önunde anlatırım gibi geliyor bana….


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.